Doğa ve Yayla Turizmi

GİRESUN DA DOĞA VE YAYLA TURİZMİ

Giresun da turizm adına neler yapılabiliri araştırmaya devam edelim.Kitle Turizmi dışında kalan Alternatif Turizmin yükselen kolu “Doğa ve Yayla Turizmidir”.
Çağdaş dünya da iletişim ve ulaşımın ,teknolojinin yükselmesi ile ,insanlık en uzak,en yüksek,ek büyük kavramlarını geliştirdi ve turizm alanında da bu hayata geçti.Artık Güney ,yada Kuzey kutup noktalarına gitmek gazete haberi bile olmuyor.Himalayaların tepesine çıkmak insanüstü bir iş olurken günümüzde lise öğrencilerinin antreman sahası haline geldi K 1 tepeleri.Pisttten kalkan uçaklar 10-15 saat havada kalarak dünyanın bir ucundan bir ucuna uçabilmektedir.600-800 kişilik dev uçaklar “alagarga” gibi havalimanlarına inip-kalkmaktadır.Artık insanoğlunun dünya üstünde elinin değmediği,ayağının basmadığı nokta kalmayacaktır yakın zamanda.
İşte bu hız ve hengame içersinde,kitaplarda okuduğu,resimlerini gördüğü,TV ekranlarında izlediği “doğayı-doğal olanı” yaşamak isteği ağır basmaya başlayınca ,talep gelince başladı doğa ve yayla turizmi.Artık sıradanlaşan deniz-kum-güneş turizminden uzaklaşan,alternatifler arayan bu kitle yarattı yayla ve doğa turizmini.
Son yirmi yıldır dünya da konuşulan ,ancak yöremizde binlerce yıldır bizlerin yaşadığı “ yaylacılık “ artık ticari olmaya başlamıştır.Özellikle son on yıldır hemen her alanda bizden 5-10 yıl önde hareket eden (Balıkçılıkta-ticarette-sanayide-kamu yönetiminde) Rize ve Trabzon yaylalarındaki “turizm faaliyetleri” bizimde gözümüzü açmamıza sebep oldu.Valla dedik orda yayla varsa burada da var diye düşündük.Sonra da var olan yerel yaylacılık ve piknik kültürü üstüne ulusal ve uluslar arası Yayla ve Doğa Turizmini oturtmaya başladık.Ülkemizde her zaman ve her iş de olduğu gibi “özel sektör” bu işin olabilirliğini fark eder,hemen girişimde bulunur,turizm olması için ilk şart “konaklama tesisleridir”. Konaklama tesisleri olmayan yere gelen turist günübirlik gelir ,günübirlik tesisleri olmayan yere de hiç gelmez .Bu genel doğruyu önümüze koyunca öncelikle “tesis “ gerekmektedir.Bu amaçla 90 lı yıllarda Turizm alanı ilan edilen Kümbet-Bektaş ve Yavuzkemal ilgi alanı haline geldi.Böylece var olmaya çalışan yaylaya dönük çalışmalar ,turizm alanın ilan edilmeleri ile “rant” alanı olmaya da aday oldu.Devletin her zaman yaptığı gibi,”falan yeri filana tahsis ettim,yada şu amaçla kullanılacak” deyip arkasını getirmediği, burada da işledi.Beklemeye başladık Turizm Bakanlığının 1/25000 lik haritalarının yapılmasını.Tabii ortada harita falan olmadığından,”ranta” dönüşen yapılaşma olanca boyutuyla başladı.Özellikle kümbet talan edildi on yıl boyunca.Tüm bunlar Giresun Valiliği,İl Özel İdaresi,Dereli Belediyesi,Jandarma,Orman Bölge Müdürlüğü,Giresun Defterdarlığı ve Dereli Mal müdürlüğü ve Muhtarların etkili ve yetkili olduğu bir düzende “hep beraber-kimse görmeden-duymadan” yapıldı.Yani burada da klasik düzen işledi.1990 ile 2000 yılları arasındaki yapılaşma da ev yapan,yer kapan insanlara baktığınızda şu profili görürsünüz.Üniversite mezunu meslek sahibi(Eczacı-Avukat-Mühendis-Dişçi-İş adamı-Esnaf),okuduğu okullarda az çok “çevre bilinci” almış “mektepli” insanlardır çoğunluğu.Bu talan ve rant kavgasında demek ki “eğitimim hiç mi hiç “ önemi yok.Yada okuduklarını hayatın içinde kullanmıyor yurdum insanı.Olmayan 1/25000 harita Kümbet ve Bektaş’ın ve de Yavuzkemal’in katline ferman olmuştur

MERKEZ ADI İLAN                                         TARİHİ          PLAN DURUMU     ÖZELLİKLERİ
GİRESUN BEKTAŞ YAYLASI T.M.                   1990                                             YAYLA + KIŞ
TRABZON AKÇAABAT KARADAĞ T.M.         1990                                                 YAYLA
TRABZON TONYA ARMUTLU GÜMÜŞHANE

KÜRTÜN ERİKBELİ                                        1990                                                  YAYLA
ARTVİN KAÇKAR T.M.                                    1991         1/25000ÇDP  Y                AYLA
ARTVİN KAFKASÖR T.M.                                1991             1/5000 NİP
1/1000 UİP                   YAYLA
GİRESUN KÜMBET YAYLASI T.M.                    1991                                                  YAYLA
GİRESUN YAVUZKEMAL YAYLASI T.M.             1991                                                YAYLA
GÜMÜŞHANE ZİGANA T.M.                               1991        1/25000ÇDP                YAYLA+KIŞ
ORDU ÇAMBAŞI YAYLASI T.M.                         1991           1/25000ÇDP
1/5000 NİP
1/1000 UİP YAYLA
ORDU AKKUŞ ARGIN YAYLASI T.M.                1991                                                 YAYLA
ORDU AYBASTI PERŞEMBE YAYLASI T.M.    1991                                                  YAYLA
RİZE ANZER T.M.                                              1991                                                  YAYLA
SİNOP AYANCIK AKGÖL T.M.                           1991                                                  YAYLA
SİNOP KOZFINDIK BOZARMUT YAYLASI T.M. 1991                                                   YAYLA
SİNOP TÜRKELİ KURUGÖL T.M.                      1991                                                 YAYLA
TRABZON MAÇKA ŞOLMA T.M.                         1991                                                 YAYLA
TRABZON ARAKLI PAZARCIK YAYLASI T.M.      1991                                                  YAYLA
BAYBURT KOP DAĞI T.M.                                 1993             1/25000ÇDP          YAYLA+KIŞ
RİZE ÇAMLIHEMŞİN AYDER KAPLICASI T.M.   1995            1/1000 UİP                  YAYLA+
KAPLICA+KIŞ
ORDU MESUDİYE KEYFALAN YAYLASI T.M.   1995           1/25000ÇDP                  YAYLA
GAZİANTEP ISLAHİYE HUZURLU YAYLASI T.M. 1995              1/25000ÇDP
(GAP BKİ) YAYLA
ANTALYA İBRADİ MAŞATA YAYLASI T.M.            1998                                                  YAYLA
ORDU MESUDİYE YEŞİLCE TOPÇAM YAYLASI T.M. 1998                                        YAYLA
TRABZON ARAKLI YEŞİLYURT YILANTAŞ YAYLASI 1998                                          YAYLA
Yukarıdaki listeyi incelediğimizde çıkan sonucu şöyle özetleyebiliriz.
1- 1991 yılında toplam “yayla turizmi “ilan edilen 14 merkezden Artvin Kafkasör ,Gümüşhane Zigana ve Ordu Çamabaşı yaylalarının 1/25000 hatta 1/5000,Ordu Çambaşının 1/1000 planları yapılmıştır.
2- Giresun’un 3 Yayla Turizmi alanı için hiçbir çalışma yapılmadan,1993 ve 1995 yılında Turizm Alanı ilan edilen Bayburt Kopdağı ,Rize –Çamlıhemşin,Ordu-Mesudiye yaylalarını 1/25000 haritaları yapılmıştır.
3- 1991 yılından buyana Yayla Turizm için hala 1/25000 haritaları olmayan Giresun’un Turizm alanlarına nasıl yatırım yapılacaktır?

Bundan 3-5 sene önce “ tesis yoksa =turist de olmaz “ söyleminden yola çıkan “kamu idarecileri”,o kadar yayla arasında “zemin sorunu “olan bir yerde Koçkayası Tesislerini “yapmaya başladılar.İyi niyetle ve girişimci bir ruh ile başlayan proje elbette , ufku olmayan,aha burası uygundur,ben yaptım oldu diyen “kamu “mantığı ile sonuçlanmazdı ve sonuçlanmadı.Yanlış yerde yanlış proje daha yapım aşamasında problemlerle karşılaştı.Yapılan projenin hiçbir jeolojik,teknik,turizm,ulaşım ve ticari etüd ve ön çalışması yoktur.Yaptığınız projede ilk sorular şu olmalıydı:
1-Proje kapasitesi ne olmalı?Yılın hangi aylarında ne kadar doluluk olabilir?
2-Yapılan kapasitedeki bir tesis de doluluk oranı (geri dönüşüm) ne olabilir?Yeterli doluluğa erişmesi uzun zaman alabilecek (tanıtım-geri dönüşüm) projelere bölümlere ayrılarak yapımı yıllara ayrılabilir.
3-Yatırım maliyetinin geri dönüşüm süresi(karlılık)
4-Ulaşım.Eğer turizm yatırımı yapıyorsanız ilk ve tek kolaylık ulaşım olmalıdır.
5-Ulusal yada uluslar arası standartlarda hizmet verebilecek fiziki ortamın ve personelin temini
6-Güvenlik ve sağlık hizmetlerinin tam ve etkin olması.
Bu sorular genişleyebilir ,ancak temel sorular bunlardır.Yukarıda sorulan sorunların nerdeyse hiçbirine sahip olmayan bu proje ve tesisi doğal olarak “ölü doğmuştur”.Yıllarca atıl kalan tesisi sonunda siyasi iktidarla “akraba- talugat” bağı olan bir guruba kiraya verilmiştir.İki yıla yakın dır kirada olan bu tesisin yıllık kira bedelinin çıkardığı söylenemez,çünkü kiralama mantığı “ticari değildir”.Bu tezimizi doğrulayan bir haber son günlerde yerel ve ulusal basında çıktı.
Karadenizli olan TURSAB başkanı Başaran Ulusoy ulusal ve uluslar arası Tur Operatörleri ile bir kaç gün süren bir “Karadeniz’i Tanıtım” operasyonu düzenledi.Bu amaçla Artvin-Rize-Trabzon-Giresun yaylaların da tanıtım gezileri yapıldı.Yapılan bu gezilerin bir durağı da “medarı iftiharımız Koçkayası Tesisleriydi.Yanında “Kamu Yöneticileri”,yerel turizimciler ve misafirleri ile Koçkayası tesislerinde yemeğe oturup “içki içmek” isteyince,ünlü kelimeyi o da duydu.”Yassak kardeşim,burada içki yassak”.
İatanbul Ticaret Odasının 2004 yılında Birgül Subaşına hazırlattığı ( İSTANBUL TİCARET ODASI-Etüt ve Araştırma Şubesi-YAYLA TURİZMİ-SEKTÖR PROFİLİ ) çalışmada Karadeniz yaylaları ile ilgili olarak …… Karadeniz Bölgesi yaylaları, genellikle ormanın üst sınırı üstünde daha çok Alpin çayırlıklarının yaygın olduğu 2000-2200 metre ve daha yüksek platolarda
yoğunlaşmıştır. (Yusufeli, Ayder, Kadırga, Zorkun, Elevit, İkizdere, Kaçkar ) …. denilmektedir. Bu çalışmanın hemen hemen hiçbir sayfasında Giresun yaylalarının adı bile geçmemektedir…….” …
a) Tatil ve Dinlenme amacıyla kullanılan yaylalar: Bolu ilinde Abant, Gölcük,Hatay ilinde Soğukoluk, Artvin’de Yusufeli, Bursa’da Kadıyayla ve Sarıalan, Adana’daBürücek, Mersin’de Abanoz ve Gözne, Rize’de Ayder, Balıkesir-Edremit Kazdağı, İzmir Ödemiş Bozdağı yaylaları,
b) Hem tatil hem de hayvancılık amacıyla kullanılan yaylalar: Ankara’da
Akyarma, Antalya’da Yazır, Karçukuru, İzmir’de Kozak, Tokat’ta Çamiçi, Trabzon’da
Düzköy, Mersin ilinde Namrun, Ordu ilinde Çarşamba ve Perşembe, Trabzon ilinde de Kadırga, Osmaniye’de Zorkun yaylaları,
c) Sadece hayvancılık amacıyla kullanılan yaylalar: Afyon’da Yağlıpınar,
Antalya’da Yazır, Bingöl’de Şerafettin Dağı, Erzurum’da Bardır, Kayseri’de Tekir,
Niğde’de Eznevit, Rize’de Elevit ve Kaçkar ve Tunceli’deki Mercan yaylaları örnek
olarak verilebilir…….”
Gene bu çalışmadan anladığım kadarıyla Giresun’un 2 yaylasının(Kümbet ve Bektaş) ÇDP(Çevre Düzeni Planı ) hazırlanmış ancak 2004 yılı itibarıyla onaylanmamıştır.Planı olmayan bölgelerde yapılan yapılaşmada doğal olarak “plansız” olmaktadır.
Bu yüzyılda,bu akıl ile,bu tesisler ile,bu insan modeli ile ulusal ve uluslar arası Turizm yapmaya çalışıyoruz.350 gün deliler gibi çalışan,yılda 7-gün 10 ün tatil yapmaya ,dinlenmeye,eğlenmeye,yeni yerler görmeye gelen insana , yaşamlarının bir parçası olan içki içmeyi , bir eğlenme şeklini “yasaklıyorsun”.Yasaklar ülkesinde hangi turizm olur?Yani aslında dizlerimizi dövmenin hiçbir anlamı yok,yaşadığımız ülkenin turizme bakışı burada da kendini göstermektedir.Bende yaptım oldu,ben böyle düşünüyorum,ister kabul et ,ister etme,yersen (!) aklı ile yola çıkan siyasi iktidarın hayata bakışı bu.Bu bakış yerel yöneticiler tarafından da “tapılacak kadar doğru” olduğu için,öyle Kümbette,Bektaş da turizm falan beklemeyin kısa zamanda.Ancak yurt dışında yaşayan,vatandan uzak olmanın psikolojisi,”gavur ellerde” yaşamanın psikolojisi ve “tarikatların çabaları “ ile “İslam ötesi” dine kavuşmuş,özel giysili,haremlik,selamlık yaşayan yurdum insanı için yaz aylarında “tatil yeri” olmaya adaydır Koçkayası Tesisleri”.Hatta tesisleri işleten firmaya bir tüyo da benden.Tesilerin yakın bir yerine oluşturulacak bir “evliya”,bu turizmi giderek daha da geliştirir.Hatta “evliya “ bir ikide show yapar, hasta falan iyileştirir,birkaç “dertliye gözükürde” derlerine çare olursa bak sen o zaman turizme.Patlar valla patlar turizm.Bir sene öncesinden Koçkayasın da rezervasyon yapmak gerekebilir.
İşin cılkını çıkarmadan biz dönelim ciddi turizm çalışmamıza.Turizm alanı ilan edilen Kümbet-Bektaş ve Yavuzkemal yaylaları , olmayan haritaların kurbanı olarak tarihteki yerini alırken ,biz genel olarak Giresunda Turizm dersimize bakalım.Doğa ve Yayla turizmi adında anlaşılacağı üzerine doğada yani doğal olan alanda yapılan turizm modelidir.Artvin ve Rize bu konuda bizden daha önce başladığı için bu işe onların modellerini ,doğrularını ve yanlışlarını tespit edersek,daha doğru kararlar ile yola devam edebiliriz.
Artvin daha çok Çoruh havzası ile gündeme geldi ve “rafting sporu” bu bölgede epey yol aldı.Rize yaylaları ,Trabzon ise yaylaları ve tarihi mekanları ile turizme başladı.Bu tespitten sonra bize en yakın olanlar “yayla ve rafting” bölümleri olmaktadır.Çünkü Çoruh suyunun ve Çoruh havzasının nerdeyse aynı şartlarda Gelevera,Yağlıdere,Aksu ve Baltama nehirlerimiz vardır.Altyapısı olması halinde bu nehirlerin bazen tamamında bazen belli bölümlerinde rafting yapılabilir .Ancak rafting akşam karar verip sabah yapılabilecek bir spor değildir.Öncelikle alt yapı tesisleri (rafting alanı düzenlenmesi),başlangıç bitiş noktası tesisleri, sertifikalı güvenlik ve öğretici temini,günübirlik tesisler, ulaşım ve araç ve gereçleri gerektiren bir iş koludur.Bu sporu yapılabilmesi için gereken en temel unsur “nehir” olduğu için bizim bölgemizde de kesinlikle yapılabilir.
Diğer bir bölüm “yayla turizmi”.İşte asıl bizim ilgi alanımızda olan bölüm burasıdır.Kümbet(Dereli/kümbet yaylası 20 Mayıs 1991 tarih ve 20876 sayılı bakanlar kurul kararı ile,Bektaş(Bulancak/Bektaş yaylası 5 Mart 1990 tarih ve 20452 sayılı bakanlar kurulu kararı ile)-Yavuzkemal (Dereli/Yavuzkemal-Kulakkaya yaylası 20 Eylül 1991 tarih ve 20997 sayılı bakanlar kurulu kararı ile ) Turizm Alanı ilan edildiğinde,çıkarılan uygulama da bu bölgelerdeki yapılaşmaları aslına uygun ve “kütük yada ahşap” evler olması şartı getirilmişti.Ancak kereste temini,kerestelerin işlenmesi zorluğu (ormanda ihale yolu ile aldığınız keresteleri,orman depolarından kamyonlarla şehir merkezine indirip,işletip tekrar yaylaya çıkarmanız gerekecek),yeni teknolojiler ile “ahşap ev yapma” bilgi ve tekniklerinin olmaması,tuğla evlerin kolay,ucuz ve birkaç gecede kaçak yapılabilme özelliğinden dolayı,uygulamada zorunlu olan ahşap evlerden tek bir tane bile yapılmamıştır.Yapılan kırmızı dışlı “Çorum Tuğlalı”,yeşil doğal örtünün içinde parıl parıl parlayan “galvaniz saç” çatılı,kapısında dikenli tel korunaklar ile çevrili “havlası” olan standart “yayla evlerinden” ayni tipte ve ayni görünümde tornadan çıkar gibi binlercesi yapıldı.Doğanın-Doğal olanın her yanına ,her yaylaya,her su kenarına.,her yol kenarına.Son on yılda yaylalara yapılan hafta sonları yada yılda 10- 15 gün kalınabilecek bu kör-kötü –doğayı katleden-turizm öldüren yapılaşmaya harcanan paralara yazık.Eğer doğayı ve gelecek turizm hareketlerini görerek birkaç ay sürecek bir çalışma ile turizm alanı ilan edilen ve mücavirindeki çevre ile planlı imara açılan yaylalar yapabilseydik,bugün bunları konuşmayacak,yöreye gelen yabancı yatırımcıları ve tesisleri konuşacaktık.
2004 yılında İTO tarafından yapılan çalışmanın en güzel tarafı yıllara göre hazırlanmış istatistiksel bilgilerdir.

 

Bu tabloyu incelediğimizde 2002 yılındaki bilgilere göre tüm iller içinde Trabzon birinci ,hatta Karadeniz’e gelen tüm turist sayısının yarısı Trabzon’a gitmekte,Giresun Karadeniz’e gelen turist sayısının ancak %10 ‘unu almaktadır.Sahil şehirleri arasında ise en az turist alan il gene Giresun dur.Bu çalışmanın diğer istatistiksel rakamlarda tüm ülke turizmi içindeki yayla turizmi oranı % 3-4 civarındadır.Bu oranı güncel turizm sayılarına dönüştürürsek 2007 yılı Turizm Bakanlığı verilerine göre ülkemize 2007 yılında 14 918 554 yabancı ,2 524 520 yerli olmak üzere toplam 17 443 074 kişi “turizm “ yapmıştır.Bu hesaplama ile Tüm Karadeniz için hesaplanan miktar 650-700 000 kişi arasında olmuştur.Bu rakamın %10 ‘u Giresun’un payına düştüğüne göre 2007 yılında Giresun’a ulusal turizm hareketinden düşen pay 65-70.000 kişidir.Ancak tüm Karadeniz de var olan “yaz aylarında memlekete gitme turizm” hareketi bu hesaplama dışındadır.

Giresun için Turizm düşlenirken (bence hala düşlenmektedir) eldeki gerçek verilerden yola çıkmak yerine,hala piknik kültürü üzerine “ turizm oturtması” yapmaya çalışılmaktadır.Kümbete yapılan yolun(2008 de asvaltlanmış) Giresun turizme elbette faydası vardır.Yoktur diyemeyiz.Ancak “yasaklar bölgesi” Koçkayası tesislerine asvalt yol ile değil de” helikopter “ile gelseniz ne olur ?.
Giresun Karadeniz Turizm hareketi içinde hala %10 kadardır ve “marka olamadığı “sürece bu oran giderek düşecek : “Pazar günleri Kümbet de kuzu eti yeme turizmi “ olmaya devam edecektir.
A.Hikmet Aydın
Temmuz 2008-ALANYA

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>